Blogu Google+ ile Takip Et Harmony ~ ❤

11 Temmuz 2014 Cuma

Ehliyet Notları (Trafik ve Çevre Bilgisi)

Trafik ve Çevre Bilgisi

1) Trafikte 3 unsur vardır. Bunlar insan, araç ve çevredir.
İnsan unsuru: Sürücüler, araç sahipleri, yayalar, yolcular, trafiği düzenleyen ve denetleyen görevliler.
Araç unsuru: Motorlu ve motorsuz araçlar, yük ve yolcu taşıyan taşıtlar.
Çevre unsuru (yol): şehir içi ve şehirlerarası karayolları, yoldaki yapı ve tesisler, trafik yapı sistemleri ve araçları, çevrenin doğal koşulları (sis, yağmur, kar yağışı, ormanlık alanlar, göl ve bataklık çevreleri, sahiller gibi.)

2) Araç bakımı önemlidir. Kaygan yollarda (karlı ve buzlu) güvenli bir sürüş için lastik dişlerinin ve hava basınçlarının önemi çok büyüktür. Yoldaki gizli buzlanmalar köprü üstlerinde, viyadüklerde, tünel çıkışlarında olur. Karlı, yağmurlu ve sisli havalarda sis lambaları yakılmalıdır. Görüşün kısıtlı olduğu yol kesimlerinde ormanlık alanda yeşil, asfalt üzerinde gri, karda beyaz araç zor görülür. Hız limitini aşma! Takip mesafesine uy! Cam sileceklerini sık sık temizle ve 6 ayda 1 değiştir. Kışın kalorifer sistemi ön camdaki buğuyu önleyici olmalı, arka cam rezistansı arka camdaki buğuyu önlemeli.

3) Trafikte araç kullanan tüm sürücülerin sahip olması gereken özellikler:
- Kişinin trafik ve sürücülük konusunda eğitim almış olması ve bilgili olması.
- Araç kullanmak için yeterli beceriye sahip olması.
- Kurallara uyma bilinci ve isteği.
- Kişinin araç kullanma tarzı ve alışkanlıkları.

4) Sürücülerin yetenek ve becerilere ne kadar sahip oldukları psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı kontrolü ile mümkün olup 5 yılda 1 yenilenmek zorundadır. 

5) Alkol kullanımıyla ilgili bilgiler:
Ticari araçlar için yasal sınır 0.2 promil
Hususi araç sürücüleri için yasal sınır 0.5 promil (1 duble rakı, cin, kanyak, votka viski veya 2 kadeh şarap, 2 küçük bira)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kontrole yetkili görevlilerin teknik cihazlar kullanmasını reddeden sürücülere idari para cezası verilir ve sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır. 

Sürücülerin suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde;
Birinci defasında: Hafif para cezası, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınır.
İkinci defasında: Hafif para cezası, sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır. Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılan yönetmelikte gösterilen Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimine tabi tutulur ve eğitimi başarıyla tamamlayanların ehliyetleri süre bitiminde iade edilir.
Üç ve üçten fazla defa: Sürücü belgesi 5'er yıl süreyle geri alınır. 6 aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ve hafif para cezası uygulanır. Psikoteknik terapi sonucu uygun görülenlere ceza süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir.

Not: 1.00 promil üzeri alkollü araç kullanan sürücülere Türk Ceza Hukukunun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır. Alkollü olarak ölümlü ya da yaralanmalı trafik kazasına neden olunması halinde ağır kusurun varlığı kabul edilir.

6) Uyuşturucu kullanımıyla hakkında bilgiler:
Uyuşturucu kullanımının yasal sınırı diye bir şey yoktur! Asla uyuşturucu kullanılarak trafiğe çıkılamaz. Sürücü;
- Araç kullanmaktan men edilir.
- Mahkeme kararıyla 6 ay hafif hapis ve hafif para cezası ile cezalandırılır.
- Sürücü belgelerine 5 yıl süreyle el konulur.
Uyuşturucu kullanarak trafiğe çıkan bir sürücünün davranışı kendisi açısından açıkça intihardır. Trafik ortamında böyle bir sürücünün varlığı diğer yol kullanıcıları için potansiyel bir risktir.

7) Ticari amaçlı yük ve yolcu taşımacılığı yapan ve azami ağırlığı 3.5 tonu geçen araçların sürücüleri ile ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapan ve şoför dahil 9 kişiyi geçen araçların şoförlerinin 24 saatlik süre içinde toplam 9 saat ve devamlı 4,5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır. 9 saat kullanımın sonrasında 11 saat sürekli dinlemeleri zorunludur. En fazla 6 günlük araç kullanımından sonra 1 günlük hafta tatilini kullanmak zorundadırlar. 4,5 saat devamlı kullanımın ardından istirahat etmiyorlarsa 45 dk dinlenmeleri zorunludur. 
Şoförlerin belirtilen sürelere uyup uymadıkları araçta (kamyon, otobüs, çekici) bulunan takoğraf cihazıyla belirlenir. Araç sürücülerinin bu cihazları kağıt tarihi itibariyle 1 ay süre ile araçlarında (şoför diye sorarsa 1 ay diyeceksin), 5 yıl süre ile de iş yerlerinde veya yoksa araçlarında muhafaza etmeleri - ettirmeleri (işleten derse 5 yıl diyeceksin) zorunludur. 

8) En riskli gruplar 16-25 yaş arası ve 70 yaş üzeridir. 

9) Zihinsel yetenekler: dikkat ve koordinasyon, hız-mesafe algılama, muhakeme, problem çözme, karar verme, şekil algılama
    Psiko-motor yetenekler: tepki hızı, iki el koordinasyonu, el-ayak-göz koordinasyonu, takip yeteneği

10) Kurum ve kuruluşlarla ilgili önemli bilgiler:
- Dışişlerinin trafikle ilgili görevi ve yetkisi yoktur.
- Başbakan başkanlığında karayolu güvenliği konusunda hedefleri belirlemek, uygulamak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla toplanan kurul Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu'dur. Yılda 2 kez olağan, başbakan gerekli görürse olağanüstü olarak gündemde toplanır. 
- Emniyet Genel Müdürlüğü ve Trafik Hizmetleri Başkanının başkanlığında toplanan kurul Karayolu Trafik Güvenliği Kurulu'dur. Ayda 1 toplanır.
- Sağlık Bakanlığı kaza tespit tutanağı düzenlemez! 
- Çocuk trafik eğitim parklarının yapımı-açılması-denetlenmesi vs. hepsi Milli Eğitim Bakanlığına bağlıdır. 
- Trafik işaretlerinin ismi cismi vs. İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak Ulaştırma-Deniz Haberleşme Bakanlığı'nın çıkaracağı yönetmelikle belirlenir.
- Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak, kontrol etmek Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluk ve yetki alanına girer.
- Sürücü kurslarını denetlemek, sürücü adaylarını sınav yapmak, özel sürücü kursu açılmasına izin vermek Milli Eğitim'in işi. 
- Belediye sınırlarında karayolunu etkileyecek yapım çalışması yapacaksan Belediye Başkanlığından izin alman gerekir. 
- Şehirlerarası karayollarının yapım ve onarımı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işi. 
- Çocuklar için trafik eğitim parkı yapmak veya yaptırmak belediyenin işi. 

11) Genel Tanımlar
Trafik: Yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketleridir.
Karayolu(yol): Trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır.
Araç: Karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz ya da özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve LTT'lerin genel adıdır.
Taşıt: İnsan ve yük yaşıyan araç. makine gücüyle yürütülene "motorlu", insan veya hayvan gücüyle yürütülene "motorsuz", kazanç amacı gütmeyene "hususi", kazanç amacı güdene "ticari", resmî kurumlara ait olanlara "resmî", hem resmî hem ticari olanlara "resmî tîcari" taşıt denir.
Sürücü: Karayolunda motorlu veya motorsuz aracı sevk ve idare eden kişidir.
Şoför: Karayolunda ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu aracı süren kişidir.
Araç sahibi: Araç için kendi adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir.
İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet, rehin alan kişidir; ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli olarak egemenliği, kullandığı kanıtlanırsa bu kimse işleten sayılır.
Yolcu: Aracı kullanan sürücü ile hizmetliler dışında araçta bulunan kişilerdir.
Hizmetli: Araçlarda sürücü hariç araç veya taşıma hizmetlerinde süreli veya süresiz çalışan kişiler ile iş makinelerinde sürücüden gayri kişilerdir.
Trafik işaretleri: Trafiği düzenlemek amacıyla kullanılan işaret levhaları, ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ile trafik zabıtası veya diğer yetkililerin trafiği yönetmek için yaptıkları hareketlerin tümüdür.
Geçiş hakkı: Yayaların ve araç kullananların diğer yaya ve araç kullananlara göre yolu kullanmak sırasındaki öncelik hakkıdır.
Geçiş üstünlüğü: Görev sırasında belirli araç sürücülerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartıyla trafik kısıtlama veya yasaklarına bağlı olmamalarıdır. (öncelik sırası: Ambulans-İtfaiye-Polis)
Durma: Her türlü trafik zorunluluğu nedeni ile aracın durdurulmasıdır.
Duraklama: Keyfi olarak araç durdurulması. Yolcu indirip bindirme, eşya yükleme boşaltma veya max 5 dk beklemedir.
Park: 5 dk'yı geçen duraklamadır. 
Trafik kazası: Trafikte bir veya birden fazla kişinin karıştığı, ölüm, yaralanma ya da maddi zararla sonuçlanan olaydır.
Yaya: Araçta bulunmayan karayolunda hareketli-hareketsiz bulunan insandır.
Trafikten men: Trafik zabıtasınca kanunla belirlenen hallerde araçla ilgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulmasıdır.

12) Karayoluyla İlgili Tanımlar:
Karayolu Yapısı: Karayolunun kendisiyle karayolunun üstünde, yanında, altında ya da yukarısındaki ada, ayırıcı, oto korkuluk, istinat duvarı, köprü, tünel, menfez vb. yapılardır.
İki Yönlü Karayolu: Taşıt yolunun her iki yönündeki taşıt trafiği için kullanıldığı karayoludur.
Tek Yönlü Karayolu: Taşıt yolunun yalnız bir yöndeki taşıt trafiği için kullanıldığı karayoludur.
Bölünmüş Karayolu: Bir yöndeki trafiğe ait taşıt yolunun bir ayırıcı ile belirli şekilde diğer taşıt yolundan ayrılması ile meydana gelen karayoludur.
Erişme Kontrollü Yol (Otoyol): Özellikle transit trafiğe ayrılan, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak izinli motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.
Geçiş Yolu: Araçların bir mülke giriş çıkışı için yapılmış olan karayolu üzerindeki bölümdür.
Bağlantı Yolu: Bir kavşak yakınında karayolu araç yollarının birbirine bağlanmasını sağlayan, kavşak alanı dışarısında bulunan ve bir yönlü trafiğe ayrılmış karayoludur.
Bisiklet yolu, taşıt yolu filan geçtim. Yalnız taşıt yolunun diğer adı kaplama, dikkat edin!
Banket: Yaya yolu bulunmayan karayolunda, araç yolu kenarı ile şevbaşı veya hendek iç üst kenarı arasında kalan ve normal olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, yalnızca zorunlu durumlarda araçların faydalanabileceği kısımdır.
Platform: Karayolunun, araç yolu (kaplama) ile yaya yolu (kaldırım) veya banketinden oluşan bölümdür.
Kavşak: İki veya daha çok karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile oluşan ortak bölümdür.
Tali yol: Genel olarak kendi trafik yoğunluğu bakımından bağlandığı yoldan daha az önemde olan yoldur. (tabela: kırmızı ters üçgen içi beyaz tabela)
Anayol: Ana trafiğe açık olan ve bunu kesen karayolundaki trafiğin bu yolu geçerken veya bu yola girerken, ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği işaretlerle belirlenmiş karayoludur. (tabela: siyah çerçeveli beyaz eşkenar dörtgen, içi sarı eşkenar dörtgen)
Alt Geçit: Karayolunun, diğer bir karayolu veya demiryolunu alttan geçmesini
sağlayan yapıdır.
Üst Geçit: Karayolunun, diğer bir karayolu veya demiryolunu üstten geçmesini sağlayan yapıdır.
Okul Geçidi: Genel olarak okul öncesi, ilk öğretim ve orta dereceli okulların etrafında özellikle öğrencilerin geçmesi için taşıt yolundan ayrılmış ve trafik işaretiyle belirlenmiş alandır.
Demiryolu Geçidi (Hemzemin Geçit): Karayolu ile demiryolunun aynı seviyede kesiştiği bariyerli veya bariyersiz geçitlerdir.
Tehlikeli Eğim: Araçların emniyetle seyrine devam için vites küçültmeyi gerektiren uzunluk veya açıdaki yol eğimidir.
Ayırıcı: Taşıt yollarını veya yol bölümlerini birbirinden ayıran araç gereç.
Şerit: Güvenli seyahat için taşıt yolunun ayrılmış bölümüdür.
vs. vs. vs. (çok uzun ve gereksizler var, geçtim.)

13) Araçlarla İlgili Tanımlar:
Otomobil: Sürücü dahil 9 kişilik yere sahip insan taşıma amaçlı motorlu taşıt. (2 Ağustos 2013 tarih ve 28726 sayılı resmî gazete) -ben yazarken kısalttım. =P
Kamyonet: Azami yüklü ağırlığı 3500 kg'dan fazla olmayan ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıttır. Sürücü bölümü gövde ile birleşik kamyonetlere panelvan denir.
Kamyon: İzin verilen azami yüklü ağırlığı 3.5 tondan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş araçtır.
Otobüs: Yolcu taşımacılığında kullanılan sürücü dahil 9'dan fazla oturma yeri olan yolcu taşıma aracıdır. Troleybüsler bu sınıfa dahildir. Oturma yeri 17'yi aşmayana minibüs denir. (2 Ağustos 2013 tarih ve 28726 sayılı resmî gazete) - bazı yerleri kırptım ben yine =P
Çekici: Römork ve yarı römorkları çekmek için imal edilmiş olan ve yük taşımayan motorlu araçlardır.
Arazi taşıtı: Karayolunda yolcu veya yük taşıyabilecek şekilde imal edilmiş olmakla beraber bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilen motorlu taşıtlardır.
Motosiklet: Azami tasarım hızı 45 km/h'tan fazla ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz 2 ya da 3 tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kw'ı, net ağırlığı 400 kg'ı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kg'ı aşmayan 4 tekerlekli motorlu taşıtlardır.......(burası gereksiz ve uzundu, yazmaya üşendim.) Önemli: Üç tekerlekli yolcu taşımada kullanılmayan motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir.
Bisiklet: Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz araçlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 kw'ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/h'e ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verdikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer. 
Motorlu Bisiklet (Moped): Azami hızı saatte 45 km'yi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrikli motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kw'ı geçmeyen 2 veya 3 tekerlekli taşıtlarla aynı özelliklere sahip max 350 kg olan araçlardır.... (of çok uzun yazmıyorum geçtim)
Lastik Tekerlekli Traktör (LTT): Belirli şartlarda römork ve yarı römork çekebilen ancak ticari amaçlı taşımada kullanılmayan (izne bağlı) tarım araçlarıdır. Römorkta yük üzerinde insan taşıyamaz!
İş Makineleri: Tarım, sanayi, bayındırlık, milli savunma ile ilgili kuruluşların iş hizmetlerinde kullanılır. İnsan, hayvan, yük taşımasında kullanılmaz.
Tramvay: Genellikle yerleşim birimleri içinde insan taşımasında kullanılan karayolunda tekerlekleri raylar üzerinde hareket eden ve hareket gücünü dışarıdan sağlayan araçtır. (bkz: İstiklal Caddesi)
Özel Amaçlı Taşıt: Yolcu veya yük taşımak üzere özel bir işlevi yerine getirmek için kullanılan M-N-O sınıfı motorlu araçtır.
Okul Servis Aracı (Okul Taşıtı), geçtim.
Kamu Hizmeti Taşıtı, geçtim.
Römork: Motorlu araçla çekilen insan veya yük taşımak için imal edilmiş motorsuz taşıttır.
Yarı Römork: Bir kısmı motorlu taşıt veya araç üzerine oturan, taşıdığı yükün ve kendi ağırlığının bir kısmı motorlu taşıt tarafından taşınan römorktur.
Hafif Römork: Azami yüklü ağırlığı 0.75 tonu geçmeyen römork veya yarı römorktur.
Taşıt Katarı: Karayolunda bir birim olarak seyretmek üzere birbirine bağlanmış taşıtlardır. Bir çekici ile en çok iki römorktan oluşur.
Taşıma Sınırı (Kapasite), geçtim.
Gabari: Araçların yüklü veya yüksüz olarak karayolunda güvenli seyirlerini temin amacıyla uzunluk, genişlik ve yüksekliklerini belirleyen ölçülerdir. (Yükseklik max 4 m, genişlik max 2,55 m)
Azami Ağırlık, geçtim. 
Yüksüz ağırlık, yüklü ağırlık geçtim.
Dingil Ağırlığı: Araçlarda aynı dingile bağlı tekerleklerden karayolu yapısına aktarılan ağırlıktır.
Azami, asgari dingil ağırlığı geçtim.
Hız sınırlayıcı: Belirtilen değere göre araç hızını sınırlamak için öncelikli işlevi motora yakıt beslemelerini kumanda etmek olan bir cihazdır.

14) Trafiği engelleyecek hiçbir girişimde bulunulmamalıdır: trafik işaretlerinin görülmesini engelleyecek ve güçleştirecek şekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak vs. Trafik işaretlerinin üzerine yazı yazmak, çizmek, başka şekillerde yapısını bozmak, yerlerini değiştirmek, ortadan kaldırmak vs. yasaktır! Karayolu yapısı ve trafik işaretlerine zarar verenlere hasar ödetilir. Hapis vs. derse düşme aman! Yapan masrafı öder, hapis vs. yok. Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğudur. 

15) Görevli Kişilerin Trafiği Yönetme Hareketleri
Notlar:
- Trafik polisi "dur" işareti verirken boşta kalan eliyle düdüğünü uzun, güçlü ve kesiksiz çalarsa DUR anlamına gelir. 
- Trafik polisi "hızlan" işareti verirken boşta kalan eliyle düdüğünü kısa-kısa, uzun süreli veya güçlü çalması HIZLAN anlamına gelir.
- Sinyalize kavşaklarda trafik polisi veya görevli kişiler zorunlu olmadıkça ışıklı trafik işaretleri yönetimine müdahale edemezler. Görevlilerin vereceği bütün işaretler kararlı ve net olmalıdır.
- Eğer bir kavşakta trafik polisi, ışıklı trafik cihazı, trafik işaret levhası ve yer işareti beraber bulunuyorsa öncelik sırası trafik polisi>ışıklı trafik cihazı>trafik işaret levhası>yer işareti şeklindedir.
- Trafik levhalarının yerlerini belirlemek trafik polisinin görevi değildir.

16) Işıklı Trafik İşaret Cihazları

a) Kırmızı ışık: Mutlaka duruş yapılmasını bildirir. 
b) Yeşil ışık: Trafik açık, geç.
c) Sarı ışık: Uyarı anlamında olup yanış sırasına göre yolun trafiğe kapanacağını veya açılacağını bildirir.
- Kırmızı ve sarı ışık birlikte yanıyorsa: Yol trafiğe açılacak.
- Yeşilden sonra yanan sarı ışık: Yol trafiğe kapanacak.
d) Fasılalı olarak yanıp sönen kırmızı ışık: dur levhasıyla aynı anlama gelir. dur, yolu kontrol et, yol müsaitse geç.
e) Fasılalı olarak yanıp sönen sarı ışık: yavaş ve dikkatli geç. yol ver işaret levhasıyla aynı anlama gelir ve uyarı anlamındadır.
f) Işıklı oklar: dönüşleri düzenlemek maksadıyla tesis edilir. ana trafik ışığından bağımsızdır. 
g) Yaya figürlü yeşil ışık: yaya geçidinde yayalara yol açık.
h) Yaya figürlü kırmızı ışık: yaya geçidinde yayalara yol kapalı.
i) Sesli ve yazılı ışık: Yayalara hitap eder! Araç trafiğine göre yayaların hareketlerini düzenleyen ışıklar olup sesli ve yazılı mesaja göre hareket edilmesini gerektirir. Dijital zaman sayaçları vardır. Bazı geçitlerde yayalar için geçiş butonu koyulmuştur. Geçitten karşıya geçmek isteyen yayalar butona basarak kendilerine yeşil yanmasını sağlarlar.

17) Trafik İşaret Levhaları

A) Trafik Uyarı İşareti (T Grubu)


Notlar:
Kırmızı üçgen görüyorsan dikkatli ol çünkü tehlike anlamına gelir.
- Hepsinin genel kuralı: Hızını azalt!
- Hepsinin genel kuralı: Sollama yapma!
- Ayrıca bir yanılgı var. Kırmızı üçgen içinde yaya geçidi görmek "yaya geçidi" demek değildir. "ileride yaya geçidi var, yavaşla." demektir.
- Gizli buzlanma varsa ve sen kayıyorsan sakın fren yapma! Kızağa dönersin. Gaza basma zaten uçuyorsun arabayı uçurma. El frenini çekme kontak kilitlenir kalırsın öyle. Ani direksiyon hareketleri yapma yine tehlike. Ne yapmalısın? Ayağını yavaş yavaş gazdan çek ve vites küçült. En fazla bir yere çok hafif çarparsın ama can kaybı ihtimalini azaltırsın.
- Gevşek malzemeli zemindesin. Genel kurallar sollama yapma, hızını azalt. Ayrıca taş sıçratmamak için takip mesafesini artırmalısın.
- Virajlarda sakın fren yapma! Yoksa takla atarsın.
- Demiryoluna girerken tren yoksa bile dur. Eğer ufukta hiçbir tren belirtisi yoksa geçebilirsin ama 200-300 metre ileride tren varsa geçme! Neden? Manyetik alan yüzünden kontak kilitlenir, arabanın kapısını bırak penceresini bile açamaz öyle kalakalırsın. Ayrıca tren duramaz ve o hızla tam 180 ton ağırlıktadır! O ağırlığın altından sağ kurtulman imkansız. Hayatını riske atma, trenin geçmesini bekle, sonra da bir süre bekle manyetik alanın dağılmasını, öyle geç.
- Tehlike eğim inişte yokuşu düşük vitesle in. Kontak kapatma! Arabayı boşa alma! Yoksa 'uçtu araba uçtu vuhuuuu!' olursun, duramazsın, kemiklerine veda edersin.
- Buz içerisinde mavi işaret varsa bu yolda buzlanma olduğunu gösterir. Diğeri ise gizli buzlanma demektir ve ekim-nisan ayları arası kullanılır. Gizli buzlanma; köprü üstleri, güneş görmeyen yamaçlar ile nemli yerlerde oluşabilir.

B) Trafik Tanzim İşaretleri (TT Grubu)


Notlar: 
- Kırmızı yuvarlak içerisi beyazsa bu olumsuzluk bildirir. Bisiklet varsa "bisiklet giremez", yaya varsa "yaya giremez" gibi. 
- Yükseklik, genişlik yazılı levhalar gabari levhasıdır.
- Beyaz dairesel levha üzeri çapraz siyah çizgi "tüm yasakların sonu" anlamına gelir. özgürlük!! =D
- Mavi levhalar olumludur. Üzerinde ne varsa onu yansıtır. At varsa "mecburi atlı yolu." üzeri kırmızı çiziliyse "mecburi at yolu sonu" gibi.

C) Trafik Bilgi İşaretleri (B Grubu)




D) Duraklama ve Park Etme İşaretleri (P Grubu)


E) Otoyol İşaretleri (O Grubu)


F) Yapım Bakım ve Onarım İşaretleri (YB Grubu)

G) Paneller (PL Grubu)


H) Yol Çizgileri ve Diğer İşaretleme Elemanları

Devamlı Yol Çizgisi: Yaya, okul, demiryolu geçitleri, kavşak, tepe üstü, dönemeç, tünel ve yapım bakım onarım sahaları ve yaklaşımlarında çizilidir. Hız azaltılır. Şerit değiştirilmez. Öndeki araç geçilmez. Çizginin üzerinden gidilmez. 
Kesik Yol Çizgisi:  Karayolunda tehlike yoksa, yol görüşe açık bir alana oturmuşsa çizilen çizgilerdir. Kurallara uymak koşuluyla araç sollanabilir, şerit değiştirilebilir. Kesik çizgilerin arasındaki mesafe azalmaya başladıysa yolun tehlikeli kısımlarına yaklaşıldığını unutmamak gerekir.
Yanyana Devamlı ve Kesik Çizgi : Sana yakın olana göre davran. 
Yanyana İki Devamlı Çizgi: Bölünmüş yol. Karşı yöne girilmez. 
Park Yeri Çizgileri: Park yeri olarak ayrılmış alanlarda araçların duracakları yerleri belirlemek için çizilen çizgilerdir. 
Yaya Geçidi Çizgileri: Yayaların güvenli şekilde karşıdan karşıya geçmelerini sağlamak amacıyla taşıt yolu üzerine çizilen çizgilerdir. 
Park Yasağı Çizgileri: Park etmenin yasak olduğu bordür taşlarına veya kaplama bitimine yakın çizilen çizgilerdir. 
Kaplama Üstü Şerit Seçim Okları: Araçların gidiş yönlerine göre yapmak zorunda oldukları hareketleri gösteren taşıt yolu üzerine çizilmiş yön oklarıdır.
Karayolu Kenar Taşları: Karayolunda özellikle geceleri trafiğin güvenli şekilde akmasını sağlamak amacıyla banket bitim noktalarına her 50 m'de bir konulan malzemedir. Yolun sağında kalanlarda kırmızı, solunda kalanlarda beyaz reflektif madde bulunur.
Gerisini yazmadım bence pek de önemli değil. 

18) Karayolları Kullanılması Kuralları
Karayolunda trafik sağdan akar. Aksine bir işaret belirtilmedikçe sürücüler;
- Araçlarını gidiş yoluna göre yolun en sağında sürmeli.
- Yol çok şeritliyse hızına göre şeridini belirlemeli. 
- Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritteki araçların emniyetle geçmesini beklemeli.
- Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemeli.
- Gidişe ayrılan şeritlerden en soldakini sürekli işgal etmemeli (başkalarının sollamasını engellemiş olur.) Yaptırımı para cezası. Hapis, trafikten men, ehliyete el konması yalan uydurma, düşme!
- Kavşakta şerit değiştirmemeli.
- İki yönlü dört veya daha fazla şeritli yollarda aksine işaret olmadıkça motosiklet, kamyonet, otomobil, minibüs ve otobüs dışındaki araçları sürenler geçme ve dönme dışında en sağ şeritten sürmek zorundadır.
- İki şeridi birden işgal etmemeli.
- Üç şeritli ve iki yönlü yollarda en sol şeride girmemeli.
- İşaret vermeden şerit değiştirmemeli. Not: Tırmanma şeritlerinde öndeki aracı geçen sürücüler kendi şeritlerine geçme, dönme halinde sağlarında bulunan devamlı çizgiyi geçebilirler. 

19) Hız Kuralları

Sürücüler hızlarını;
- Kullandıkları aracın cinsine, teknik özelliklerine,
- Kullandıkları aracın yük durumuna,
- Görüş mesafesine,
- Hava, yol durumuna,
- Trafik yoğunluğuna göre ayarlamak zorundadırlar.

Hız Sınırları

Not: 
- Hız sınırlayıcı cihaz bulundurma ve kullanma zorunluluğu olan araçlarda; yol ayrımı yapılmaksızın M3 sınıfı otobüslerde hız sınırı ayarlaması 110 km/h, N3 sınıfı kamyon ve çekicilerde ise 90 km/h olacaktır. Bu araçlar şehir içi yollarda ise, diğer araçların tabi olduğu azami hız sınırına uymak zorundadırlar. 
- Zorunlu haller dışında şehirlarası karayolunu kullanan motorlu araçlarda araç cinsi gözetmeksizin asgari hız sınırı 15 km/h, otoyollarda ise 40 km/h'dir. 
- Tehlikeli madde taşıyanlar boş oldukları takdirde kendi sınıfına ait araçların hızında sürebilir. 
- Römorklu veya yarı römorklu araçlarda (römork takmış LTT hariç) en çok hız sınırı aynı cins römorksuz araçlara ait en çok hız sınırından 10 km/h daha düşüktür. 
- Servis freni bozuk araçları çeken araçlar 15 km/h'ten daha hızlı süremezler. 
- Otomobiller yerleşim yeri dışındaki çift yönlü karayollarında, bölünmüş yollarda, otoyollarda hızı 20 km/h'e kadar artırmaya izinlidir. Ayrıca il-ilçe trafik komisyonları belediye sınırları içindeki kara yollarında otomobiller için hız sınırını 20 km/h'e kadar artırabilecek yetkiye sahiptir. Bunun dışındakiler için izin gerekir.
- Arızalı araçlar ortalarına kırmızı bez koyularak max 5 metrelik zincir veya halatla çekilir.
- Freni arızalı araçlar ise boyu 1 metreyi geçmeyen demir boruyla çekilir!

Hız Sınırlarına Uyma Mecburiyeti

- Çeşitli araç cinslerine göre öngörülen azami hız sınırlarını %10 nispetinde aşarsan ceza uygulanmaz.
- Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usüllerle yapılan tespit sonucu hız sınırlarını;
=> %10'dan %30'a (%30 dahil) kadar aşan sürücülere hafif para cezası ve ceza puanı
=> %30'dan fazla aşan sürücülere katlamalı para cezası ve ceza puanı uygulanır.
=> Hız sınırlarını %30'dan fazla aşmak suretiyle ihlal suçunun işlendiği tarihten geriye doğru sürücü 1 yıl içinde aynı kuralı 5 defa daha ihlal ederse sürücü belgesi 1 yıl süreyle alınır. Psikoteknik değerlendirmeden sonra iade edilir.
=> Radar tespit edici, belirleyici cihazın imalı, ithali, araçlarda bulundurulması yasaktır. Bulunduran araçlara hafif para cezası, 6 aydan 8 aya kadar hafif hapis cezası uygulanır ve bu cihazların müsaderesine hükm olunur.

Hız Azaltılması Gereken Yerler

- Kavşaklara yaklaşırken
- Dönemeçlere girerken
- Tepe üstlerine yaklaşırken
- Dönemeçli yollarda ilerlerken
- Yaya ve okul geçidine yaklaşırken
- Tünellere yaklaşırken
- Dar köprü ve menfezlere girerken
- Demiryolu (hemzemin) geçitlerine yaklaşırken 
- Yapım, onarım, bakım çalışmaları yapılan yol kesimlerine yaklaşırken hız azaltılır!

20) Takip Mesafesi 

Sürücüler önde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden takip etmek zorundadır. Bu mesafe kendi araçlarının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metredir.
Takip mesafesi takip eden aracın 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar da olabilir. (88-89 metodu)

Takip mesafesinin kontrolü:
- Sürücü bir ağaç veya tabela belirler ve önündeki araç tabelanın yanındayken "88" der, kendisi tabelaya vardığında "90" dediyse takip mesafesi idealdir. Buna 88-89 metodu denir.
- Konvoy şeklinde giden araçların aralarındaki uzaklık takip mesafesi kadar olmalıdır.
- Tehlikeli madde taşıyan araç sürücüleri yerleşim birimleri dışındaki karayollarında diğer araçları en az 50 metre mesafeden takip etmek zorundadır. 
- Hava yağmurlu, sisli, yol ıslak ve çamurluysa takip mesafesi güvenlik amaçlı biraz artırılmalıdır. 

21) Öndeki aracı geçme kuralları zaten biliyoruz. Hız azaltılması gereken yerlerde sollama yapılmaz! Ayrıca sağlamak, zikzak çizerek sürmek yasaktır.

Biraz da ilkyardım çalışacağım, sıkıldım. :P Ders çalışırken buraya not tuttum, sınav yarın olduğundan şimdi uyuymaya gidiyorum. :D Bir gün belki devam edecek... Belki de etmeyecek.. ^^"" Neyse, yarın sınavda başarılar!  

On üçüncü burç

Harmony'nin ilginç bilgiler haber merkezinden herkese merhabalar! Yeni Dünya bulunduğunda ara verdiğim yayınıma yeni burç bulunduğu bilgisiyle devam ediyorum. :D


Astrolojiye ilgisi olan bir insan olamadım hiçbir zaman. Günlük burç yorumumu kırk yılda bir -o da denk gelirsem- okurum, burcumun genel özelliklerini bilmem mesela.. Fikrim olan bir konu değildir yani takımyıldızlar, burçlar, yıldız haritaları... 


Tek bir yönden ilgi çekici buluyorum bu konuları.. Büyük bir kısmını bilmiyoruz ve fikir üretmeye çalışıyoruz. 
Etrafımızda gerçekten de açıklayamadığımız şeyler oluyor. İnsanoğlu var oldukça sorular tükenmeyecek aranan cevaplar da bitmeyecek haliyle. İşte astronomi ve uzay bilimleri bu yüzden ilginç geliyor bana. 

Nasıl ki elmaların neden yere düştüğü sorusu Newton'un yerçekimi kanununu ortaya koymasına kadar tartışıldıysa günümüzde de evrende neler olup bittiği sorusu ucu açık bir bilinmezlik... Biz konuşmadıkça da kapalı kutu olarak kalacak. dipnot: Fizikte (mekanik ve optikte) sürekli adı geçtiğinden haz etmediğim bir kişilik olsa da büyük insanmış Newton, adam bulmuş da bulmuş yahu! Hareket yasaları, renk tayfı, integralin ve diferansiyelin temeli... Öğrenci milletin en seveceği (!) türden insan..

Neyse çok dağıttım konuyu.. Esas mevzuya dönecek olursak, nedir bu 13. burç olayı? Bu muhabbet her yıl mütemadiyen dolaşır, yeni bir şey değil aslında. Ama şu sıcak yaz akşamında internette dolaşıyorken Habertürk ve birkaç tane daha haber sitesinde daha "burçlar değişti" yazısını gördükten sonra meraklandım ve burçları da astronomiyi de adam akıllı araştırmaya karar verdim. 


Pişmanlıkla belirtmeliyim ki astronomi derslerini hep kopyayla geçtim. Coğrafya bilgilerim de pek iç açıcı durumda değil. :P 

Eh hâl böyle olunca kolları sıvadım ve google amcaya danıştım. Öncelikle vikipedide takımyıldızlarıyla ilgili şu yazıya ulaştım. Oradan alıntılayarak (renkli yerler) gideceğim.  

Burçların temeline inmek için öncelikle takımyıldız kavramını bilmemiz gerekiyor. Yıldızlı bir gecede gökyüzüne baktığımızda yıldızlar çok düzensizdir. İnsanlar bu belirsizliği düzenlemekle ilgilenmişlerdir. Bu da diğerlerinden daha parlak olan yıldızların işaretlenmesi ile mümkün olmuştur. 

Takımyıldızların gece boyunca gökyüzünün gök küre kutbu adı verilen bir noktası çevresinde blok halinde yer değiştirdikleri görülür. Kuzey Yarı Küre'de bu nokta çıplak gözle görülebilen bir yıldıza çok yakındır; bu nedenle söz konusu yıldıza Kutup Yıldızı adı verilir.

Yıldızların eski adları, ait oldukları takım yıldızlarla özdeşleştirilmiş mitolojik şekillerdeki konumlarını hatırlatıyordu: Aslan'ın gözü, Büyük Ayı'nın kuyruğu gibi. En parlak yıldızlar, çoğu Arapça kökenli olan özel adlarını korumuştur: Sirius, Rigel, Aldebaran, Deneb...

1603'te, Alman J. Bayer, Uranometria'sında, o zamandan bu yana evrensel olarak benimsenen basit ve akılcı bir adlandırma sistemi ortaya attı. Her takımyıldızda, en parlak yıldıza α ile, parıltı derecesi bundan hemen sonra gelen β ve bunu izleyen γ ile (... vb) belirtildi. Yunan alfabesi tükendiğinde, Latin alfabesi, sonra da sayılar kullanıldı. 
Kuzey Gökküre Takımyıldız haritası
Gelelim esas meselemiz olan takımyıldızlara. 
İlk uygarlıklardan bu yana, gökyüzü gözlemcileri, en parlak yıldızlan daha kolay bir şekilde işaretlemek için bunları, gökyüzünde çizdikleri şekillere göre bir araya getirmeyi düşündüler. Böylece, mitolojik kahramanlar, hayvanlar veya nesnelerle özdeşleştirilmiş takımyıldızlar doğdu. 
 Bazı ünlü takımyıldızlar, çeşitli nesnelere benzetilen parlak yıldız düzenlerine sahiptir. Örnek olarak, bir avcı figürünü çağrıştıran Avcı Takımyıldızı (Orion) ve aslan figürü çağrıştıran Aslan Takımyıldızı (Leo) verilebilir.

Eski gök bilimciler bu şekilleri efsanelerdeki belirli hayvanlara ve kahramanlara benzetmiş ve bunların tanrılarca gökyüzüne çıkarıldıklarına inanmışlardır. Takımyıldızların büyük bölümünü, eski Yunanlılar ve Romalılar adlandırmıştır ama
onlar da bu adları Babilliler'den almış olabilirler.



Astronomların Güney Yarı Küre'nin gökyüzünü çok daha geç dönemlerde gözlemleyebilmeleri nedeniyle, güney takımyıldızların belirlenmesi çok daha yakın tarihlere rastlar. Bunları, 17. yy'da özellikle Bayer ve Hevelius, sonra 18. yy'da Lalande ve La Caille adlandırdılar ve daha çok kuş veya bilimsel alet adlan kullandılar: Tavus, Tukan, Mikroskop, Sekstant, Oktant vb.

Uzun süre takımyıldızların sınırları belirsiz kaldı. Dürbün ve teleskobun bulunmasından sonra, bu aletlerle keşfedilen çok sayıda düşük parıltılı yıldız kataloğa alınırken birtakım güçlüklerle karşılaşıldı. Bu dönemde kimi astronomlar eskileri hiçe sayarak, akıllarına estiğince yeni gök cismi şekilleri belirleme yoluna bile gittiler. Böylece, XIX. yy'ın sonunda, 108 takımyıldız sayılıyordu ve bunların sınırları üstünde tam bir uzlaşma yoktu. 

1925'ten bu yana gökbilimde dünyanın en yetkili kuruluşu olan Uluslararası Astronomi Birliği, gökyüzünü 88 takımyıldıza böldü. Bunların her biri, yalnız adını aldığı parlak yıldızlar grubunu değil, aynı zamanda, enlem ve boylam yaylarıyla sınırlanan ve resmî olarak Latince adıyla veya üç harflik bir kısaltmayla belirtilen bir gökyüzü bölgesini de kapsar. Bu takımyıldızların en büyüğü, 1 303 derece karelik Dişi Ejderha ve en küçüğü, 68 derece karelik Güney Haçı'dır.

Kendimizi, yıldızların asılı olduğu ve dünyadakiyle çakışan bir eksen çevresinde 23 saat 56 dakika dönen, uçsuz bucaksız bir kürenin merkezinde yer alıyormuş varsayabiliriz.


Gözlem, gece boyunca gökkürenin, Kuzey Yarıküre'de, Küçük Ayı takımyıldızının en parlak yıldızına çok yakın olan bir nokta çevresinde, saat hareketine ters yönde blok halinde dönüyormuş izlenimi verir. 

Söz konusu nokta, gök kürenin iki kutbundan biridir, dolayısıyla bunun yakınında yer alan yıldıza, Kutup Yıldızı adı verilir. 

Gözlem, her gece aynı saatlerde tekrarlandığında, gökyüzünün yaklaşık 24 saatte başlangıçtaki görünümünü yeniden aldığı saptanabilir. Takımyıldızlar kümesinin 24 saatlik bu hareketine « günlük hareket » adı verilir. Burada, yalnızca zahirî bir hareket söz konusudur. 

Gerçekte Dünya, kutuplarından geçen bir eksen üstünde ve kendi çevresinde doğudan batıya 23 saat 56 dakikada döner. Ama yıldızlar çok uzakta olduğundan, her şey sanki Dünya ile aynı eksen çevresinde, aynı periyoda, ama ters yönde 23 saat 56 dakikada dönüyormuş ve yıldızların asılı olduğu çok büyük bir kürenin merkezindeymişiz gibi gelişir.

Günlük hareket, yıldızlı gökyüzünün görünümünü belli bir yerde yalnız saatten saate değiştirmez, aynı zamanda geceden geceye de yavaş yavaş bu görünümü dönüşüme uğratır; çünkü günlük hareket periyodu, takvim günü süresinden yaklaşık 4 dakika daha kısadır: nitekim, bir mevsimin başlangıcında saat 21.00'de doğudan doğan bir yıldız, mevsim ilerledikçe, aynı saatte gökyüzünde giderek daha yüksekte görünecektir. 

Gökyüzü hep aynı saatte gözlemlendiğinde, bu durumun aydan aya değiştiği açıkça fark edilebilir. Her mevsim yeni bir yıldız kümesi getirir; bunlar, doğuş ve batışları gündüze rastlamadan önce, az çok uzun bir periyot boyunca gözlemlenebilir. 

Bu aşamada dikkatimi çeken bir mesele oldu, gözlemlerin bir nevi "göreceli" olduğu. Biz dönüyoruz, evren bir döngü içerisinde... Sonuç olarak bir şeyler değişiyor illa ki. 

Biraz gezintiden sonra Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümü doktora öğrencisi Tolgahan Kılıçoğlu'na ait bir blog keşfettim ve ulaştığım bilgilerin büyük bir bölümünü de oradan kazandım.

Yazının tamamını sizlerin de okumanızı öneriyorum. Tek solukta okunan çok akıcı bir yazı yazmış ve çok bilgilendirici olmuş, kendisinin ellerine sağlık. Ondan da bazı yerleri alıntılamak istiyorum. 

Yerin Güneş etrafında dolandığı düzlem ile ekvator arasında 23° 27′ lık meşhur bir açı vardır. Bu açı nedeniyle bazı aylar Güneş ışınları bulunduğuz enleme dik, bazı aylar ise eğik olarak ulaşır. 

Bu olay mevsimleri oluşturur. Burada Dünya’nın hareketini biraz eğik bir şekilde dönen bir topaca benzetebiliriz. Topacın hareketine dikkatli bir şekilde bakarsanız kendi ekseni etrafında hızlı bir şekilde döndüğünü, ancak bunla beraber dönme ekseninin de çok yavaş bir şekilde yalpaladığını görürsünüz. 

Dünya da aslında benzer bir yalpalama hareketi yapmaktadır. Ekliptik ile ekvator arasındaki 23° 27′ lık açı sabit kalırken (ki aslında bu değer de çok uzun süreler içinde değişir) yerin ekseni uzaydan bakıldığında bir yalpalama hareketi yapar. Bu hareketin tam bir dönüşü yaklaşık 26.000 yıl sürmektedir. 

Eksenin bu sürekli devinimi mevsimler üzerinde etkilidir. Örneğin 26.000 yılın yarısı olan 13.000 yıl sonra eğer takvimlerimizde gerekli düzeltme yapılmasaydı Ağustos ayının ortasında Kış mevsimini yaşıyor olacaktık. 

Yer’in Güneş etrafında bir kere dolanması için geçmesi gereken süre: 365 gün 6 saat 9 dakika 9 saniye'dir.

Yer ekseninin devinimi ve mevsimlerin değişimi gözönüne alındığında, ardarda aynı mevsimi yaşamamız için geçmesi gereken süre: 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniye'dir.


Bizim de kullanmakta olduğumuz Güneş takvimleri oluşturulurken Yer’in Güneş etrafındaki tam turu için gereken süre yerine aynı mevsimi ardarda yaşamamız için gereken bu ikinci süre kullanılır. Görüldüğü gibi bu iki zaman arasında yaklaşık 20 dakikalık bir fark vardır. 

Bu nedenle Yer’in her yıl Güneş etrafındaki bir turunu olması gerektiğinden 20 dakika önce tamamladığı kabul edilir. Bu nedenle her yıl belirli bir tarihte Güneş’in bulunduğu burç 20 dakika geri kayar.

Bu konunun benim aklımı karıştıran konuyla alakalı olup olmadığına tam karar veremedim ama yine de haklı olduğumu fark ettim, gerçekten de bir şeyler değişiyormuş. :3 İşin doğrusu 4000 yıl gibi uzuuun bir süreçte burçların sabit kalması olacak iş değildir. 

Tolgahan Kılıçoğlu'nun söylemiyle Babilliler zamanında 21 Mart olarak ölçülen Koç burcu bu zamana kadar yaklaşık 2 aylık bir değişiklik göstermiştir. Ancak yapılan bir hata daha vardır. Babillilerin ölçtüğü tarih koç burcunun ortalarına ya da sonuna denk geldiğinden 1 aylık bir değişiklik söz konusudur. İki hata birlikte ele alındığında totalde 1 aylık bir kayma meydana gelmiştir. Yani günümüz astrolojisinde koç artık koçluktan çıkmış balıklığa geçiş yapmıştır. 

Yani buradan da anlıyoruz ki biz yıllarca kandırılmışız! Bu açıdan falıma bakmamam, burcumu uzun uzadıya araştırmamam çok da yanlış değilmiş yani. :D Eski bilgilerle uyutuluyormuşuz da haberimiz yokmuş sayın okuyucular. 

Gelelim olayın burçlarla ilgili olan asıl kısmına. Takımyıldızlardan bahsetmiştik, aslında burçlar da birer takımyıldızı. Vikipediden alıntılarsam demek istediğimi daha iyi anlatacağım sanırım.

Takımyıldızlar, burçlar olarak da bilinmektedir. Bütün gökyüzü 88 burca bölünmüştür. Gökyüzünün kuzey ve güney yarı kürelerini kapsayan 88 alandan her biri, bir takım yıldızını meydana getirir. 

Her yıldız, galaksi veya gök cismi, takımyıldızlarından birinin alanı içinde bulunur.
Halk arasında, zodyak (burçlar kuşağı) üzerinde yer alan 12 takımyıldıza ortak olarak “burçlar” adı verilmiştir. Zodyak, gökyüzünde güneş ve başlıca gezegenlerin yolu üzerinde bulunduğu tasarlanan hayali bir kuşaktır. Burçlar kuşağı olarak da bilinmektedir. 

Kuzey ve güney yarı küreler dahil bütün gökyüzündeki toplam takımyıldız sayısı 88'dir. Herhangi bir gecede gökyüzüne bakıldığında bunlardan 40 kadarı görüş alanımızdadır. Bu takımyıldızlarından bir bölümü, Güneş'in yıl boyunca hareket ediyormuş gibi göründüğü yol boyunca sıralanmış takımyıldızlar olup, Burçlar Kuşağı olarak adlandırılırlar. 

Bu kuşaktaki takımyıldızlar Zodyak Takımyıldızları olarak da bilinirler. Zodyak takımyıldızlarının isimleri şunlardır:

Aries (Koç), Taurus (Boğa), Gemini (İkizler), Cancer (Yengeç), Leo (Aslan), Virgo (Başak), Libra (Terazi), Scorpius (Akrep), Sagittarius (Yay), Capricornus (Oğlak), Aquarius (Kova), Pisces (Balık)

Bizim merak konumuz yani 13. burcumuz da devreye burada giriyor ki o bir üvey evlattır. :P Yani aslında olay şuradan ortaya çıkmıştır: Ophiuchus (Yılancı) Takımyıldızı bazı kaynaklarca astrolojiye dahil edilmek istenmez. (örnek: ntv) Bunun nedenini çok açık yazmamışlar, merakımdan araştırdım ama bulamadım.

Vikipedi'deki bilgiye göre Yılancı, Akrep'e dahil edilmiştir, böylece 12 burç kabul edilmiştir oysaki 13 burç vardır. Şimdi olansa astrologların Yılancı'yı Akrep'ten ayırması ve tek başına değerlendirmesidir. 

Tolgahan Kılıçoğlu'nun da dediklerini aktarmak istiyorum hazır yeri gelmişken. 

Astrologlar hiçbir bilimsel neden olmaksızın burçları eşit 12 parçaya bölmüşlerdir. Ancak burçların uzunlukları eşit değildir. Örneğin Başak burcu gökyüzünde büyük bir alan kapladığından çok uzun bir burç olup Güneş’in bu burçtan geçmesi 45 gün sürmektedir. Akrep burcu için ise bu süre sadece 7 gündür!


Burçlar gerçekte 12 tane değil 13 tanedir! Sanırım astrologlar yine hiçbir bilimsel gerekçe olmadan sadece akılda kolay kalsın diye burçları 12 tane kabul etmeyi uygun görmüşlerdir (Böylece 1 yılda 12 ay olduğundan bölmesi kolay olacak. Belki de 13′ün uğursuz bir rakam olduğunu düşünüyorlardır, kimbilir…). 

13. burcun ismi Yılancı. Akrep ile Yay takımyıldızları arasında yer alıyor. 



İlginç, değil mi? Ben açıkçası bilmediğim tonlarca şey öğrendim ve astronomi derslerine çalışmadığım için kendimi ayıpladım. Astroloji hâlâ uydurmasyon geliyor bana astronomi gerçekten uçsuz bucaksız bir deryaymış... Daha da araştırırım ben gazı aldım. :D


İlgilisine son listeyi buldum. Bu arada yılancı burcu isim olarak kötü bir burç gibi gelse de şifa dağıtan bir özelliğe sahip olduğu iddiaları var. (Tıp ve eczanın sembollerinde de yılan bulunur mesela. Bu daha çok mitolojik bir şey.)



Son olarak bir araştırmam daha oldu. Astrolojiye uydurmasyon demiştim, onu da belgelyeyim. Profesör onaylı olsun. :D

Burçlara bakarak insanın geleceği veya hayatı hakkında bilgi sahibi olmanın hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını belirten Prof. Dr. Evren, burçların hiçbir şekilde gelecekten haber veremeyeceğini de vurguladı. Prof. Evren sözlerine şöyle devam etti: "Gökyüzüne baktığımızda bütün yıldızlar farklı uzaklıkta olmasına rağmen zaman zaman yan yana gözükür. İnsanlar genelde burçların hayatlarını etkileyeceğine inanır. Uzaklıkları nedeniyle birbirini etkileyemeyen yıldızlar insanları da etkileyemez. Burçlara göre yapılan yorumlar gerçeği yansıtmıyor. Kaldı ki bu yorumların gerçek olduğu farzetsek bile, 4-5 bin yıl önceki haritaya göre yanlış hesaplanıyor. Hayal ürünü olan burç yorumlarına inanmak kişiye kalmış bir şey." (Kaynak)
Eveeeeeet! Benden bu kadar. Gece başladım sabahı ettim. :P Alıntılarla da olsa bir yazı derlediğim için mutluyum. Bilmediğim ve sonraya itelediğim bir yığın şeyi de bu vesileyle öğrenmiş oldum. Şimdi gidip trafik - ilkyardım çalışacağım çünkü cumartesi ehliyet sınavım var. :P Belki bir de trafik ders notu paylaşırım, bakalım. ^_^ 
Yeniden görüşmek dileğiyle. :)